|
||||
|
||||
|
|

KUR’AN DIŞI VAHİY ÜZERİNE
|
İktibas Dergisi, Sayı: 146 |
|||
|
Ancak, Bektaşî’nin ‘namaza yaklaşmayın’ mantığıyla Kur’an’a
yönelemeyeceğimizi, anlatılmak istenenin o konu içerisinde bir anlama
sahip olabileceğini söyleyebiliriz. Iddia edildiği gibi bu ayetler;
Resulullah’a Kur’an dışında vahy geldiğinin değil, gelmediğinin
delilidir. Özellikle ‘o hevasından konuşmaz’ (53/3) ayeti Resulullah’a
Kur’an’ın Allah’tan geldiğinin isbatı içindir. Eğer Kur’an dışında bir
vahy olsaydı, yukarıda numarasını verdiğimiz ve benzeri bir çok ayetin
Kur’an’da yer almaması gerekirdi. Çünkü ayrıntı kabilinden, hatta
Resulullah’ın şahsı ve ailesiyle ilgili bilgiler, yazılmayan(Kur’an’da
olmayan) vahyle de anlatılabilirdi.
Tabii; bu arada ‘Kur’an dışı vahyi’ kabul edenlerin Hz. Peygamberin
hadislerinin niçin Kur’an gibi tutulmadığını, yazılmadığını, hatta
bizzat Peygamberimizin yazılmasını yasakladığının açıklamasını da
yapmalıdırlar. ‘Hadislerin Kur’an’la karışır’ endişesidir gibi
cevapların onları daha da zora soktuğunu da belirtelim. Çünkü; madem
ikisi de Allah’dan kuluna gelen vahiylerdir o halde Resulullah hepsine
aynı hassasiyeti, aynı özeni göstermiştir. Madem ikisi de vahiydir;
Resulullah niçin vahyler karışır diye böyle bir endişe duysun ki..
Tersine böyle bir olay; (Peygamber efendimizin hadislerin yazılmasını
yasaklaması) Peygamber efendimizin Kur’an’daki ayetlerden başka vahy
olmadığına, Peygamber efendimiz tarafından verilmiş güzel bir cevaptır.
Yoksa buna rağmen Peygamberin Kur’an dışındaki sözlerinin vahy olduğu
iddiası büyük bir sorum-suzluğu gerektirir. ‘
Az daha seni sana vahyettiğmizden ayırarak ondan başka-sını bize iftira
etmen için fitneye düşürecek-lerdi. Işte o zaman seni dost
edinecekler-di. Eğer biz seni sağlamlaştımasaydık onlara bir parça
meyledecektin. O takdirde sana hayatın da kat kat ölümün de kat
kat(acısını) taddırırdık. Sonra bize karşı bir yardımcı da
bulamazdın.’(17/73) ‘
Biz o(Kur’an)nu hak olarak indirdik ve o hak olarak inmiştir. Seni de
ancak bir müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. O’nu bir Kur’an
olarak ayırdık ki onu insanlara dura dura okuyasın. Ve onu parça parça
indirdik’(17/105,106) ‘
Yemin ederim gördüklerinize ve görmediklerinize ki; o mutlaka şerefli
bir elçinin sözüdür. O bir şairin sözü değildir, ne az inanıyorsunuz.
Bir kahin sözü de değildir, ne de az düşünüyorsu-nuz.Alemlerin Rabbından
indirilmiştir. Eğer o bazı sözler uydurup bize iftira etseydi elbette
onun gücünü alırdık. Sonra onun can damarını keserdik. Sizden hiç kimse
buna engel olamazdı. O korunanlar için bir öğüttür. Ve biz içinizde
yalanlayıcıların olduğunu elbette biliyoruz.’(69/39-49) ‘
Dikkat et. O bir tezkire(uyarı)dir. Dileyen onu düşünür. Onurlandırılmış
sayfalarda... Yüceltilmiş temizlenmiş... Elçilerin ellerinde. Saygı
değer, dürüst. Canıçıkası insan ne kadar nankör-dür.’(80/11-17) ‘
Ey elçi Rabbından sana indirileni duyur. Eğer bunu yapmazsan, onun
elçiliğini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan korur. Doğrusu Allah
kafir toplumu yola iletmez.’(5/67) (Ayrıca bknz:56/75-84; 11/12). |
|||
| Başa Dön |
|
|
|
© Sorumlusu Kuranislami.com