|
||||
|
||||
|
|

KALBİ HASTALIKLARDAN ARINMAK
|
Ömer Karaarslan |
|||
|
Kalbi hastalıkları tanımak ve arınmanın yolu: Kalplerin paslanmasından bahseden Kuran kalbi hastalıklara birçok örnekle dikkat çeker. Aşağıda kısa kısa belli başlı hastalıkların tanımı, sebepleri ve arınma yollarına dair tavsiyeler demetini okuyabilirsiniz. Rabbimiz bizi kalpleri pak insanlardan eylesin. Kalbi hastalıklar: 1.
Bencillik/cimrilik Tanımı:
§
Paylaşma konusunda gösterilen kalbe yerleşmiş
bir hastalık
Sebepleri:
İlacı:
2.
Haset Sebepleri:
İlacı:
3.
Riya/gösteriş Tanımı:
Sebebleri:
İlacı:
4.
Tutku Tanımı:
Sebepleri:
Örnek:
İlacı:
5.
Kibir/gurur Tanımı:
§
Diğer insanlara karşı üstünlük kompleksi
Sebepleri:
Örnek:
İlacı:
İlmin
gururunu kırmak: Bu
gurur biçimi en katı olanlarındandır. Diploma, ilmi
makam ve ünvanlar bir tarafa, hitabet, yazarlık, öğretmenlik,
yol gösterme ve diğer vesileler, şeytanın insan nefsine
yol bulduğu en elverişli alanlardır. Çünkü
bu alanlar şöhret kazandıran, halkın dikkatlerini çeken
ve beğenilerini kazanmaya vesile olan alanlardır. Bu gibi
şeyler ise nefsin hoşuna gider. Hz.
Peygamberin (a.s.) rivayete göre ‘İlmin afeti, gururlanmaktır.’
sözüyle dikkatleri kendisine çekmek istediği husus işte
budur. Yine
onun söylediği söylenen bir sözünde şöyle buyurulur:
‘Kim alimlerle yarışmak, cahilleri aldatmak ve halkın
beğenisini kazanmak için ilim öğrenirse, Allah onu ateşe
sokar.’ Allah’ın bizler üzerindeki hakkına
karşı nankör davranmamalı, bilakis şükretmeliyiz:
"Hatırlayın ki Rabbiniz size: Eğer şükrederseniz,
elbette size (nimetimi) artıracağım ve eğer nankörlük
ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir! diye
bildirmişti." (14/İbrahim
suresi 7. ayet) Nefis
güzel konuşma yahut takdirleri kazanmaktan dolayı gurur
duyguları kabarmasın diye sürekli hesaba çekilmeli, duyguları
yozlaştıran ve onlara bulaşan her şeyden
temizlenmelidir. Başkalarını
Küçük Görmeyelim: Kalbi
hastalık olan kibir ve gururu besleyen en önemli dinamiklerden
birtanesi de başkalarını küçük görmektir. Bu
hal, içinde gizli bir tekebbür barındırmaktadır. Bu
tekebbür kişiyi kendi eksiklikleri ve zaaflarına karşı
körleştirmektedir. Başkalarını
küçük görmek bilgi, tecrübe, (kıvrak) zeka ve kabiliyet vb. açılarından
olabilir. Konuyla
ilgili değerli düşünür ve dava adamı Ercümend
Özkan'ın 'Gençlere Tavsiyeleri'nden birkaç tavsiye aktarıyorum: 22. Sakın burnunuz yukarıda olmasın. Çabuk kırılır ve ayrıca burnunuzun ucunu bile göremezsiniz. Kibir ile vakârı birbirinden ayırdetmekte güçlük çekmeyiniz. Aradaki çok önemli farkı, fark ediniz. Müslüman?a yaraşan vakârlı (onurlu) olmaktır, kibirli olmak değil. Benlik davası gütmeyiniz.(İslam olana sahip çıkmaktır önemli olan, İslâmî olanı söyleyen ikinci plandadır, unutmayınız). Kendinizi bu açıdan çok gözden geçiriniz. Söylenenlere Allah için kulak veriniz. Her söyleyen size, çekemediğinden söylüyor sanmayınız. Bunu unutmayınız. 6.
Gıybet Tanımı:
§
Casusluk
yapmak, laf getirip götürme özelliği
Sebepleri:
İlacı:
7.
Atalet/tembellik/uyuşukluk Tanımı:
§
Düşüncede
tembellik aklı felce uğratır, akıl terazisini
paslandırır ve bu yüzden yanlış tartmalar artar.
İnsanda başkalarını taklide yol açar. Aceleci bir
şekilde çok yönlü, derin konularda hüküm vermeye sevkeder. Sebepleri:
İlacı: §
Düşünce
ve eylem hareketliliğinden kaçan kişi rahatı arzulayıp
istemesine rağmen, çoğu zaman bunu bulamaz. Kim tembelliğe
alışıp, rahata meylederse rahat edemez. Ağırlık
ve gevşekliği sevmek yorgunluk getirir. Denilmiştir
ki:’Yorulmamak için yorul’ 8.
Bağnazlık: Bizde
‘Hakikati kabul etme hakikatine öncelik verme’ veya ‘Gerçeği
kabul etme gerçeğine öncelik verme’ özelliği olmaz ise
hakikat kendini ortaya koymaz. Kalbimiz hakikate açık ise doğru
düşünmenin metodları bizi hedefe götürür. Hakikat işimize
gelmese de onun sevdasıyla tutuşmalıyız. Buna ‘gerçeği
yalnız gerçek olduğu için aramak’ da denir. Hakikati
kendi malımız gibi görmeliyiz, nerede bulursak almalıyız.(Hadis). Yalana
razı olanlar gerçeğin vasıflarını anlayamazlar.
Gerçeği
aramada ısrarlı olan kişi yalanın cazibesini tanıyamaz.
Gerçeği
taleb edenlerin anlayış alanında yalanın sığacağı
yer yoktur. Gerçeği ve gerçeğiarayan türdeş yaratıklardır. Yalan ve yalancı da aynı türdendir. 87/A’la suresi 8-13. ayetler: Seni en kolaya muvaffak kılacağız.O
halde eğer öğüt fayda verirse öğüt ver.(Allah'tan)
korkan[hakikati arayan] öğütten yararlanacak. Kötü kimse ise öğütten
kaçınacaktır. O ki,en büyük ateşe girecektir. Sonra o,
ateşte ne ölür ne de yaşar. Yanlışlığını farkettiği an ondan hemen dönme uyanıklığı içindeki bir insanın dünyada yaşayan öteki insanlardan ne ölçüde ileri, ne ölçüde haklı ve ne ölçüde üstün olduğunu söylemeye bile gerek yoktur. Kişi camı elmas zannetiğini farkettiği an camı duvara fırlatıp elması sahiplenmeli. |
|||
| Başa Dön |
|
|
|
© Sorumlusu Kuranislami.com